| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | be in f. | içeride olmak | ||
|
I know Tom is in. Tom'un içeride olduğunu biliyorum. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | be in f. | ilişkisi olmak | ||
|
Tom has never been in a serious relationship. Tom'un hiç ciddi bir ilişkisi olmadı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | be in f. | moda olmak | ||
| Genel | be in f. | çıkmak (mevsimi geldiği için sebze/meyve) | ||
| Genel | be in f. | evde/ofiste bulunmak | ||
| Genel | be in f. | yer almak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | be in f. | bir olaya vb bulaşmak | ||
| Öbek Fiiller | be in f. | bir olaya vb karışmak | ||
| Öbek Fiiller | be in f. | olayın vb içinde olmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | be in f. | seçimle bir konumda olmak/bulunmak | ||
| Konuşma Dili | be in f. | seçildiği koltukta/pozisyonda olmak | ||
| Konuşma Dili | be in f. | bağlantısı olmak | ||
| Konuşma Dili | be in f. | beklemek | ||
| Konuşma Dili | be in f. | yaşaması/deneyimlemesi muhtemel olmak | ||
| Futbol | ||||
| Futbol | be in f. | gol olmak | ||